Rabbimiz; "Siz Beni zikredin ki, Ben de sizi anayım. Bana şükredin, nankörlük etmeyin" (Bakara/152) "Eğer siz şükreder, iman ederseniz, Allah size ne diye azap etsin. Yani siz yaratılış dışınızdaki gaye ve maksadı bilerek şükreder ve iman ederseniz, bunları yaptıktan sonra Allah size ne diye azap etsin" (Nisa/147) buyurmuştur.
- r0;Bazılarını bazılarıyla imtihan ettik ki, (Kureyşr17;in ileri gelenleri), r0;bunlar mı, Allahr17;ın aramızdan lutfûna layık gördüğü kimseler?r1; dediler. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil midir?r1; (Enr17;am/53)
- r0;Biz ona yolu gösterdik. İster şükreden (mür17;min) olsun, ister nankör (kafir) olsunr1; (İnsân/3)
- r0;Süleyman, bu Rabbimin fazlındandır. Beni imtihan için ki, bakalım şükür mü edeceğim, yoksa küfran-ı nimet mi? Kim şükrederse ancak kendi nefsi için şükreder. Kim de nankörlük ederse, bilsin ki, Rabbım onun şükrüne muhtaç değildir. Kerimdirr1; (Neml/40).
- r0;Ve Rabbinizin şöyle söylediğini bir düşünün, And olsun eğer siz şükrederseniz elbette size (nimetimi) artırırım. Fakat nankörlük ederseniz, muhakkak ki, benim azabım çok şiddetlidir.r1; (İbrahim/7).
- r0;Eğer küfrederseniz, bilmiş olun ki, Allah sizden müstağnidir. Size muhtaç değildir. Ama kulları için küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin hesabınıza ona razı olur.r1; (Zümer/7) buyurmuştur.
- r0;Muhammed, peygamberden başka bir şey değildir. Ondan önce bir çok peygamberler gelmiş geçmiştir. O ölür veya öldürülürse, siz hem geriye mi döneceksiniz? (yani tekrar kafir mi olacaksınız?) Her kim ardına dönerse, iyi bilsin ki, Allahr17;a asla bir zarar getirecek değildir. Allah, şükredenleri mükafatlandıracaktır. (Al-i İmran/144) buyurmuştur.
Şükürde babamıza benzemeliyiz!
Allah Teala, yeryüzündeki bütün insanlara, iki defa, gönderdiği peygamberini şükretmesi dolayısıyla överek: r0;Ey Nuh ile beraber gemiye yüklediğimiz kimselerin soyundan gelenler Şüphesiz Nuh, çok şükreden bir kul idir1; (İsra/3) buyurmuştur. Bu ayet-i kerimede Nuh (a.s.)r17;un zikredilerek tahsis edilmesinde ve insanlara onun zürriyeti olmalarıyla hitap edilmesinde, ona uyulacağına işaret vardır. Çünkü Allah Teala, mahlukatını tufanda suya gark ettikten sonra onun zürriyetinden başka nesil bırakmamıştır. Nitekim Cenab-ı Hakk: r0;Nuhr17;un zürriyyetini, baki kalanların ta kendileri yaptıkr1; (Saffat/77) buyurmuş ve zürriyetine, şükürde babalarına benzemelerini emretmiştir. Çünkü Nuh (a.s.) çok şükreder bir kul idi. Allah Teala, kendisine şükredenin ancak ibadet ettiğini ve şükretmeyenin ibadet ehlinden olmadığını haber vererek, r0;Eğer yalnız Allahr17;a tapıyorsanız Or17;na şükredinr1; (Bakara/ 172) buyurmuştur. Allah Teala Musa Aleeyhisselamr17;a, kendisine verilen peygamberliği, risaleti ve kelâmı, şükretmekle almasını emrederek, r0;Ya Musa! Ben seni risaletimle ve kelâmımla insanların üzerine seçkin kıldım. Şimdi sana şu verdiğimi al da şükredenlerden ol!r1; (Araf/144) buyurmuştur.
Ana-babaya şükür
Akıl baliğ olan insana Allah Tealar17;nın ilk emri, Kendisir17;ne, anne ve babasına şükretmesi olduğunu tavsiye ederek: r0;Biz, insana, ana babasını (gözetmesini) tavsiye ettik. Anası onu çile üstüne çile ile taşıdı (doğum sancıları ve doğum acısı çekti). Sütten kesilmesi de iki sene (müddetli) dir. Ve insana dedik ki, Bana ve anana babana şükret, dönüşün ancak banadır.r1; (Lokman/14) buyurmuştur.
Allahr17;ın rızası şükürdedir
Yine Cenab-ı Hak rızasının kendisine şükretmekte olduğunu haber vererek: r0;Eğer şükrederseniz sizin hesabinize ona razı olurr1; (Zümer/7) buyurmuştur. Yine Allah Teala Hazretleri nimetlerini şükreden İbrahim Halilullahr17;ı methederek: r0;Muhakkak İbrahim, Allahr17;a itaat eden ve hakka yönelen (başlıbaşına) bir ümmetti (önderdi). O hiçbir zaman müşriklerden olmamışdı. Allahr17;ın nimetlerine şükredici idi. (Allah) onu seçmiş ve doğru yola hidayet buyurmuştur1; (Nahl/ 120-121) buyurdu. Yani, Allah Teala, İbrahim Halilullahr17;ın kendisine hayırda uyulan önder olduğunu, Allahr17;a devamlı taat ve ibadette bulunduğunu, yalnız Or17;na yönelip başkalarından yüz çevirdiğini haber vermiş, sonra bu sıfatlarla muttasıf olmasını Allahr17;ın nimetlerine şükredici olmasıyla bitirerek şükrü, Halilullahr17;ın gayesi ve maksadı kılmıştır. Allah Teala Hazretleri, kullarını yaratmaktaki gayesinin de şükretmeleri olduğunu haber vererek: r0;Allah, sizi analarınızın karnından öyle bir halde çıkardı ki hiçbir şey bilmiyordunuz. Size kulaklar, gözler ve kalpler verdi ki, şükredesinizr1; (Nahl/78) diğer bir ayette de: r0;And-olsun ki, Bedir savaşında siz düşkün bir durumda iken, Allah sizi muzaffer kıldı. O halde Allahr17;dan korunun ki, şükredesinizr1; (Al-i İmran/123) buyurmuştur.
Allahr17;ın nimetinin nihayeti yoktur
* Zengin kılmada; r0;Allah dilerse, sizi yakında fazlından zengin kılarr1; (Tevbe/28).
* Duayı kabul etmede; r0;O da dilerse bertaraf edilmesine yalvardığınız belayı kaldırırr1; (Enr17;am/41)
* Rızk vermede; r0;Allah dilediğine hesapsız rızk verirr1; (Bakara/ 212).
*Mağfiret etmede; r0;Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz, ama ondan aşağısını, dilediği kimseler için, bağışlarr1; (Nisa/48).
* Tövbeyi kabul etmede; r0;Allah dilediğine tövbe nasip ederr1; (Tevbe/15).
* Şükrün mükafatını vermede; r0;Şükredenlere ise muhakkak mükafat vereceğizr1; ve başka ayette de: r0;Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.r1; (Al-i İmran/144-145). buyurmuştur.
Şeytan iş başında!
* Allahr17;ın düşmanı İblis, makamların en büyüğü ve en yücesi olan şükür makamının kadrini ve kıymetini bilince insanları onun yolundan men etme hususunda var kuvvetiyle çalışacağını haber vererek: r0;Sonra onlara, önlerinden arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Sen de çoğunu şükredici bulamayacaksınr1; (Araf/17) demiştir.[/size]