[size=15]"Habibim sen yüzünü bir muvahhit dine, Allah c.c 'ın o fıtratına çevir ki
insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah c.c'ın yarattığı bu dini
değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. İşte dosdoğru din budur; fakat insanların
çoğu bunu bilmezler.(RUM-30)
Dünyanın her neresinde olursa olsun hayata gözlerini açan çocukların
bedeni ve ruhi yapılarında müşterek bir özellik vardır. Bu ortak özellik
fıtri bir özelliktir. Ülkeler, kıtalar, ırklar, renk ve diller insanlar
üzerinde farklılıklar meydana getirdiği halde ve birinin vatanı Arjantin,
diğerinin Japonya, bir başkasının ki Habeşistan, İngiltere olmasına rağmen
hepsinin, doğdukları andan itibaren aynı yaratıcı kuvvete tabii olmaları;
tek bir gerçeğe işaret etmektedir. Bu da her doğan çocuğun Allah c.c'ın birliği
üzerine ilahi tarzda kendiliklerinden Allah c.c'ın varlığını kabule müsait
olmaları, yani yaratılışta İslam fıtratı üzerine doğmuş olmalarıdır.
"Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar, sonra onu terbiye eden ana-baba,
Yahudi iseler Yahudi ahlakıyla; Hıristiyan iseler Hıristiyanlıkla,
ateşperest iseler Mecusilikle ahlaklandırır."(BUHARİ)
Bu hadisi şerifte Peygamberimiz(S.A.V), ümmetine batıl dinlere
sahip
olan millet ve şuursuz ailelerin düşeceği tehlikeleri haber veriyor.
Asırlar öncesinden günümüze ışık tutarak önderlik vazifesini yapıyor,aynı zamanda dinin önemi ve mesuliyetin büyüklüğüne, ailelerin dikkatini çekiyor.
Yaratılışı gereği çocuğun inancını öğrenmeye meyletmesi tabiidir.
Din
fıtratın keyfiyetini bozmamaktadır. Bilakis;
Çocuğun ruhi ve ahlaki mesuliyet din ile korunmaktadır. Din, fıtrat veiyi bir terbiyecinin himayesinde çocuk, ileriki yaşlarında imanenolgunluğa ve kurtuluşa ermektedir.Anne-babaya düşen ise yaratılışta temiz olarak dünyaya gelençocuklarını o doğrultuda yani yaratılış gayesi uğrunda yetiştirmektir. Çocuğunfıtratını bozacak ve onu topluma zararlı hale getirecek etkenlerden korumaya çalışmaktır. Tabiî ki bunun için ailelerin önce kendilerini iyi eğitmeleri gerekmektedir. İyi eğitilmemiş bir ailede yetişen çocukta, ahlak ve davranış
bozukluğu gelişir, sağlıklı bir mümin olabilecek iken yanlış ve sağlıksız
bir eğitimden geçen çocukta ise ahlak bozukluğu oluşur, hem kendine hem de
çevresine zararlı bir insan olarak ortaya çıkar.
İslam dini, çocuk daha anne karnında iken onun gelişimini dikkate
alır.
Anne karnındaki çocuk annenin ruh halinden etkilenir. Eğer anne stresli bir
hamilelik geçirmişse çocuk bundan etkilenir. Yani anne-evlat diyalogu anne karnında iken başlar. Âlimlerimiz hamile kadınların çocuklarına Kur'an
okumasını, onun daha doğmadan Kur'ana aşina olması gerektiğini söylerler.
İmam Ebu Hanife'nin annesinin çocuğunu abdestsiz emzirmemiş olduğunu az çok
hepimiz işitmişizdir.
İyi bir çocuk, iyi bir mümin, yetiştirmek istiyorsak çocuğumuzu
eğitmeye daha doğmadan başlamalıyız. İslam fıtratı üzere doğan çocuğumuzu doğduğu fıtrat üzere yetiştirmeye çalışmalıyız. Bunun içi bol bol eğitim kitapları okumalı ve araştırmalıyız.[/size]