| Ziyaretçi Defteri |
|---|

|
|
| 54 FARZ |
|---|
|
|
|
|
|
| Günün Sözü |
|---|
| Hayat bir hikaye gibidir,ne kadar uzun oldugu degil ne kadar güzel oldugu önemlidir. (SENECA) |
|
Bugün Doğan Üyeler |
|---|
Bugün Doğan Üyemiz Bulunmamaktadır. |
|
|
Esma-ul Husna Siir'i |
|---|
       
Esma-ul Husna Siiri 1
O'nun birinci ismi, isimler sultânıdır, Her ânın, her mekânın, her cânın cânânıdır, Kur'ân'da ilk âyetin başlangıç kelâmıdır, Her zerre ''ALLAH'' diye, O'nu söyler durmadan...
Vârettiği herşeyi, ayırdetmeden gören, Herşeye adâletle, hayır ve rahmet veren, Her mahlûkâ acıyan ve çâreler gönderen, Sonsuz merhametiyle, âleme RAHMÂN dır O.
Dünya nîmetlerini, hayra kullananlara, Her lokmada haramı, helâli soranlara, Âhiret mekânını, dünyada kuranlara, Sonsuz bağışlarını, lûtfeden RAHÎM dir O.
Kâinat sarayında, mîmârî ve san'atın, Sonsuzlara hükmeden, o yüce saltanatın, İçgüdüyle çırpınan, küçücük bir kanadın, Herşeyin sahibidir, mülkün MELÎK idir O.
Her türlü şekillerden, lezzet ve kokulardan, Kirden, pastan, lekeden, tasa ve korkulardan, Molekülden, atomdan, hücre ve dokulardan, Herşeyden münezzehtir, uzaktır KUDDÛS dür O.
Kim ki, aşk ile girer, Hâk yolunda gayrete, Selâm yağmuru iner, dünya ve âhirete, Dilediği her kulu, çıkarır selâmete, Dert ve belâdan uzak, en yüce SELÂM dır O.
Îmânın nûrlarını, gönüllere indiren, İmânın merhemiyle, acıları dindiren, Şer doğuran şeytanı, hükmü ile sindiren, Her kulunu koruyan, en büyük MÜ'MİN dir O.
Kulun mükâfâtını, asla ihmâl etmeyen, O zengin hazinesi, vermekle hiç bitmeyen, Kazanılmış sevabı, zerrece eksiltmeyen, Tartıda ve hesapta, şaşmaz MÜHEYMİN dir O.
Başka bir kuvvet yoktur, O'na karşı gelecek, O'nun var ettiğinin, zerresini silecek, Gel gör ki, Âlemleri, bir anda yok edecek, Sonsuz gücün sahibi, gâlibi AZÎZ dir O.
Noksanları gideren, kırılmışı onaran, Eşsiz irâdesiyle, ilâhi sistem kuran, Zâlim ve müşriklere, cebriyle karşı duran, Dilediği herşeyi, yaptıran CEBBÂR dır O.
Nice tahtlar son buldu, nicesi son bulacak, Kimde kaldı o mühür, kimde kaldı o sancak? Büyüklük ve yücelik, O'na yakışır ancak, Şüphesiz ve ortaksız, EL MÜTEKEBBİR dir O.
Ne melek vardı, O varken, ne insan, ne de Âdem, Ne bir sevap, ne günah, ne defter, ne de kalem, Herşeyi vâretmeye, yetişti, o bir kelâm, Hiç yoktan, ''OL'' deyip de, yaratan HÂLIK tır O.
İnsanın, eni boyu, ne kum, ne dağ kadardır, Bütün uzuvlarında, gör ki, orantı vardır, Karıncanın yuvası, file göre çok dardır, Her şeyde, denge kuran, tarifsiz BÂRÎ dir O.
Ne kadar benzese de, insanlar birbirine, Çizgi, ayrı çizilmiş, o parmak izlerine, Benzemez kaderleri, hiçbirinin birine, Her şeyi, ayrı kılan, ulu MUSAVVİR dir O.
Acep, günahsız bir kul, var mıdır yer yüzünde, Kim, duyar, hissederse, o günahı özünde, O'na tövbe edip de, durur ise sözünde, Şüphesiz ki, kulunu, affeden ĞAFFÂR dır O.
Zulûm, yalan ve şirkle, yoğrulan her bedeni, Sabır yolundan dönüp, O'na isyan edeni, Varlığını reddedip, küfre kadar gideni, Binbir azâp içinde, kahreden KAHHÂR dır O.
Câhile nice bilgi, hastaya şifâ veren, Hâcetler kapısına, bol bağışlar gönderen, Bunca dünya malını, kullarına hak gören, Nîmetler hîbe eden, hudutsuz VEHHÂB dır O.
Rızık denince akla, yalnız, ekmek aş gelir, Oysa, öyle çoktur ki, sayısın Allah bilir, Ruhların rızıkları, gönüllere ekilir, Gönül çorak değilse, bire, bin REZZÂK tır O.
Kavrulan yüreklere, îmân selleri salan, En büyük elemlere, dertlere çâre olan, Zorlukları kaldırıp, ilimleri hür kılan, Hükmüyle Âlemleri fetheden FETTÂH tır O.
Zaman içinde bütün, olmuş ve olacaklar, O'nun bilgisindedir, her şey sonsuza kadar, Yanlışsız ve noksansız, ilim, ancak O'nda var, Her şeyi, iyi bilen yanılmaz ALÎM dir O.
Dilediği zengini, fakir kılar bir anda. Fakire servet verir, saray gibi mekânda, Verince şükür arar, alınca sabr insanda, Hem veren, hem de alan KÂBID ve BÂSIT tır O.
Âsî ve zorbaları, tahtlarından indiren, Hoşnut kaldığı kula, şan, şeref, makâm veren, Ve bunları açıkça, Kur'ân'ında bildiren, Alçaltan ve yükselten HÂFID ve RÂFİ dir O.
Gerçek servet odur ki; onur, vakar, haysiyet, Bunları, elde tutmak, insana has meziyyet. Cezâ ve mükâfata, ölçüdür önce niyet, İzzet ve zillet veren; MUİZZ ve MÜZİLL dir O.
Gönüldeki sözleri, dinleyip işitendir, O, bütün gönüllere, ortaksız hükmedendir, Bütün bu, mû'cizeler, O'nun hikmetindendir, Her sesi, her lâhzada, işiten SEMÎ dir O.
Çelikten duvar örsen, şu dünya mekânında, Ne kadar gizlensen de, O her zaman yanında, Bil ki, yalnız değilsin, ömrünün her ânında, Herşeyi, açık seçik görendir, BASÎR dır O.
O, nice hükümdarlar, padişahlar yargılar, O'nun mahkemesinde, çok tez biter sorgular, Bütün kararlarında, hükmünü doğru kılar, Üstünde makâm yoktur, en ulu HAKEM dir O.
Kıldan ince, kılıçtan keskindir adâleti, Men etti, haksızlığı, işkenceyi, zûlmeti, Bu yüzden, kul hakkının, cehennemdir diyeti, Adâletin zirvesi, en yücesi ADL dır O.
Yemyeşil ağaçlarda, meyve yüklü dalları, Kozalarda ipeği, peteklerde balları, Nice yalçın dağların, arasında yolları, Sayısız nimetleri lûtfeden LÂTÎF tir O.
Bir atom zerresinin, durmadan dönüşünden, Sayısız yıldızların, parlayıp sönüşünden, Dünyada her canlının, doğuş ve ölüşünden, Olup biten her şeyden, haberdâr HABÎR dir O.
Cezada tez değildir, bilir misin bu niye ? Zaman tanır kuluna, günahtan dönsün diye, Bu dünyadaki sınav, ölümle bitesiye, Tövbeye fırsat veren, bekleyen HALÎM dir O.
O'nun gücü, Âlemi, fırıl fırıl döndürür, O'nun nûr'u , güneşi, yıldızları söndürür, O'nun emri, yedi kat, göğü yere indirir, Azameti, ölçüye sığmayan AZÎM dir O.
O, bütün kullarının kusurlarını saklar, En büyük günahları, bir anda siler paklar, Yeter ki, kullarınca, çiğnenmesin yasaklar, Cennetleri bu yüzden, vâreden ĞAFÛR dur O.
O'ndan gelen her şerre, sabırla karşı gelen, Her lokma, her nefese, şükran borcunu bilen, O'na karşı şüpheyi yüreklerinden silen, Her kulunun şükrüne, bin veren ŞEKÛR dur O.
O'nun benzeri yoktur, hiç bir, yüceden yana, O, çok yücedir amma, uzak değil insana, Şah damarından bile, daha yakındır sana, Herşeyin üstündedir en yüksek ALİYY dir O.
Büyüklük ne kelime, sonsuzlar dardır O'na, Gel gör ki, giriverir, bir gönüle, bir cana, Hudutsuz ihtişâmı, dehşet verir insana, Kaleme, söze gelmez, ölçüsüz KEBÎR dir O.
Ömürlerin süresi, bir an bile kısalmaz, Ölümleri bekletir, ömür bitmeden salmaz, Niyet ve amellerin, bir zerresi kaybolmaz, Kâinatta her şeyi, saklayan HAFÎZ dir O.
Kuş yavrusu başını, kaldırıp göğe bakar, Çünkü, ana ağzında, onun için rızık var, Her buğday tanesinden, her damla suya kadar, Her canın azığını, ayıran MUKÎT tir O.
''Hesap günü'' nde çıkar, bütün kâr ve zararlar, Ona göre verilir, kullar için kararlar, Kayıtlarda, ne yanlış, ne küçücük noksan var, Hesapları hatâsız, yanılmaz, HASÎB tir O.
Varın, yoğun, herşeyin, en ulu hükümdârı, Hudut, sınır tanımaz, kuşatır her diyârı, Ölçüsüz kudretinin, yoktur asla miyârı, Ne mekân, ne zamana, sığmayan CELÎL dir O.
Kibir selinden geçip, haddini bilenlere, Zulûmlerden dönüp de, insâfa gelenlere, Gönül pervanesiyle, O'na yükselenlere, Bin misli fazlasıyla, verecek KERîM dir O.
Her gecenin peşinden, gündüzün gelmesini, Uyanan bir tohumun, toprağı delmesini, Yarattığı her kulun, ağlayıp gülmesini, Her şeyi, denetleyen, gözeten RAKÎB dir O.
Birgün kalırsan eğer, ortasında çöllerin, Bil ki, yalnız değilsin, bilinmektedir yerin, Bir içten dua ile, açılırsa ellerin, Çaresini verecek, son makâm MÛCÎB dir O.
O'nun sınırlarını, bilmeye akıl durur, Bir harfine, denizler, mürekkep olsa kurur, Sayısız belâlardan, kulunu, her an korur, Genişliği, heryeri kaplayan VÂSİ dir O.
Asla başı boş değil, yaratılan sonsuzlar, Vâredilen her zerre, her kürrede sebeb var, Bu muazzam dengede, tesadüfler ne arar !. Sayısız hikmetlerin, sahibi HAKÎM dir O.
Kâinatta her nesne, sevgisiyle beslenir, Her zerre zikrederek, yalnız O'na seslenir, O'na îman edenler, şevkatine yaslanır; O'nu, bir seven kulu, bin seven VEDÛD tur O.
Muhtaç değildir asla, üne, şana, şöhrete, Ne mühür, ne saltanat, ne bir mülke, servete, Muhtaç değildir asla, ne kudrete, kuvvete, Büyük şânına sınır, çizilmez MECÎD dir O.
Her kul, mutlak tadacak, Allah ile vuslatı, Vel Bâsü Bâdel Mevt 'tir, bunun bir başka adı, Gün gelip de, Kâinat, doldurunca miâdı, Mahşerde, ölüleri, dirilten, BÂİS tir O.
Aramaya gerek yok, O, heryerde hazırdır, O, her zaman, herşeyi, gözetleyen nâzırdır, Bu hikmetin nedeni, akıldan öte sırdır, Her zaman ve mekânın, şâhidi ŞEHÎD dir O.
Şu yaşlı kâinatta, herşeyin bir ömrü var, Hiçbir şey bâki değil, asla sonsuza kadar, O'dur ancak zamana, hükmeden tek hükümdâr, Ezelî ve ebedî, var olan EL-HAKK tır O.
Kim ki, dünya işinde, dürüstçe davranırsa, Her türlü tedbirini, düşünüp de alırsa, Buna rağmen yine de, gücü âciz kalırsa, Kulunun her işini, bitiren VEKÎL dir O.
Ne zorluk, ne yorgunluk mümkündür, O'ndan yana, Bir, kumla, kâinatı, yaratmak birdir O'na, Göz, görmeyi bilirse, gerek kalmaz lisana, Dermansızlık erişmez, en güçlü KAVİYY dir O.
Ne eni, ne boyu var, metânet görkeminin, Birbirinden kopmayan, nice Âlemlerinin, Ne de sağlam yapılmış, hesapları geminin, Kuvvetinin şiddeti, ölçülmez METÎN dir O.
Bir yazdığı dostunu, bir daha asla silmez, Böylesi kullarından, hidâyeti eksilmez, O'nun dostluğu için, neler fedâ edilmez , Verdiği sözden dönmez, kul dostu VELİYY dir O.
Nimetlerle bezenmiş, yedi katlı semâlar, Tesbih eder, zerreler, düşünceler, dimâlar, O'na varır, edilen, bütün, hamd ü senâlar, Övülmeye tek lâyık, biricik HAMÎD dir O.
Denizlerin, göllerin, kaç damla suyu vardır ? Harmandaki buğdayın, sayısı ne kadardır ? Sonsuza sınır çizen, O'ndan başka kim vardır ? Herşeyin sayısını, bilen, EL- MUHSÎ dir O.
Tâ ezelde, O varken, yoktu, zaman ve mekân, Ne, bu sonsuz kâinat, ne bir madde, ne bir can, Hiçbir şeyin emsâli ve maddesi olmadan, İlk baştan ve örneksiz, vâreden MÜBDÎ dir O.
Bu dünya, bir ölümle, bitecek sanma sakın, Geç kalmadan, uyanıp, makbûl tavrını takın, Bir, hesap günü var ki; uzakta değl, yakın, Büyük mahkeme için, dirilten MUÎD dir O.
Yetmiş trilyon hücre, insanın bedeninde, Sayısız hikmet gizli, hepsinin nedeninde, Çözülmez ne sırlar var, o küçücük ceninde, Canları ihyâ eden, ruh veren MUHYÎ dir O.
Her canlı mahlûk için, ölümü mutlâk kılan, Her canlının ruhunu, ölümle geri alan, Düşünen insanlara, böylece ibret salan, Ölümü, hikmet kılan, yüce EL-MÜMÎT tir O.
Denizdeki yosundan, kırda çiçeğe kadar, Balıklardan, kuşlardan, binbir böceğe kadar, İlk vâr olan insandan, son geleceğe kadar, Hepsine, hayat verip, yaşatan EL-HAYY dır O.
Evrende hiçbir yıldız, yörüngesinden sapmaz, Bunca yalçın kayalar, dağlar yerinden kopmaz, Denizler, yatağından, çıkıp taşkınlık yapmaz, Yeri, göğü, herşeyi tutan EL-KAYYUM dur O.
Hiçbir şey O'ndan ayrı, ve uzakta duramaz, O, bulmak isteyince, asla sormaz, aramaz, Kaçmak için çırpınış, hiçbir işe yaramaz, Ne isterse, ânında, bulan EL-VÂCİD dir O.
Aşk çeken kullarının, gönül tahtına giren, Beklenmedik zamanda, bolluk, bereket veren, En muhtaç anlarında, onları sevindiren, Has kuluna, hesapsız veren, EL-MÂCİD dir O.
İlim doruklarında, bilinen, bilinmeyen, Sonsuz zaman içinde, silinen, silinmeyen, Sınırsız Âlemlerde bulunan, bulunmayan, Hiçbir şeyde benzeri olmayan VÂHİD dir O.
Ümitsizlik çekenler, ne büyük gaflettedir, Oysa, Yüce Makâmca, hâcet bilinmektedir, O, içten bir duaya, her şeyi vermektedir, Son çâreye hükmeden, tek merci SAMED dir O.
Göklerin çatısını, galaksilerden örer, Bir gözün merceğinden, güneş, ay, yıldız girer, Protonlar, nötronlar, nasıl çılgınca döner, Akla gelen, gelmeyen herşeye KÂDİR dir O.
Zannetme ki; O, yalnız sonsuz âlemler kurar, Bir mikroskop camına, eğil de, bak; neler var, Bu, âciz, kul kalemi, ancak, bu kadar yazar, Sonsuz kere sonsuza, her an MUKTEDİR dir O.
Saf ve temiz kulunu, mükâfatta kayıran, Bilenle bilmeyenin, farkını hep duyuran, Her kula, ayrı ayrı basamaklar ayıran, Öncelikler bahşeden, ulu MUKADDİM dir O.
Çalışmak, nasıl haksa, başarı da, bir haktır, Ne var ki; bazen yakın, bazen biraz uzaktır, Buna râzı olmamak, şeytana has tuzaktır, Tehiri, hayır kılan, yüce MUAHHİR dir O.
Kâinatta her şeyin, bir başlangıcı vardır, Sonsuz zaman ve mekân, ne varsa, O'na dardır, Bu ihtişam önünde, akıl, fikir, nâ'çardır, İlki ve başlangıcı olmayan EVVEL dir O.
Yaratılmış olanın, mutlak, bir sonu vardır, Kâinat'ın varlığı; ancak, ömrü kadardır, Sonsuzlar, son bulsa da, O yine hükümdârdır, Nihâyeti ve sonu olmayan ÂHİR dir O.
İnsanın beş duyusu, O'na, her an şâhittir, O'nun yüce varlığı, hiç şüphesiz sabittir, İnkâr eden bedenler, cehenneme aittir, Gören gönül gözüyle, görülen ZÂHİR dir O.
Duman yeter, ateşin, varlığını yormaya, İnsan, dikkat etmeli, sınırında durmaya, Hiçbir varlık dayanmaz, O'nu bizzat görmeye, Her an bilinir amma, gizlidir BÂTIN dır O.
Arz'ın her zerresinden, yedi kat, Arş'a kadar, Yaratılmış her şeyde, belli ki disiplin var, Güneşi görmez misin, vaktinde doğar, batar, Âlemi, tek başına yöneten VÂLÎ dir O.
Yaratılmışlara has, şekil ve duygulardan, Elem, keder, endişe, sevinç ve coşkulardan, Öfke, nefret, husûmet, korku ve kuşkulardan, Her tür, hâlden sakınmış, EL-MÜTEÂLÎ dir O.
Zorlukları istemez, kula, kolaylık verir, Günahların çoğunu, örtbas eder, giderir, Niyeti amel sayar, rahmetini gönderir, İki dünya serveti, bahşeden, EL-BERR dir O.
Kim, ölmeden girerse, pişmanlığın yoluna, Cennetlerde adaydır, nîmetin en boluna, Gönülden tövbe edip, isteyen her kuluna, O, altın anahtarı, veren, ET-TEVVÂB dır O.
Cehennem azâbının, zerresini bil yeter, Bu dünyada bildiğin, azaptan, yüzbin beter, Ömür; kısa bir sınav, er geç ölümle biter, Gafletin cezasını veren MÜNTEKÎM dir O.
O'na, tam bir îmanla, itaat edenlere, Şirk ve inkâr kirinden, arınmış bedenlere, Hazreti Muhammed'in, izinden gidenlere, Sağnak, af yağmurları indiren AFÜVV dür O.
Bitki, hayvan ve insan neslinin devamını, Bu nedenle, hepsinin, mekân ve zamanını, Hayat için gereken, rızkların tamamını, Hudutsuz re'fetiyle bahşeden RAÛF tur O.
Senin değil o mal mülk, senin değil o beden, Bu kıskançlık, bu tamâh, bu ihtiraslar neden, Bâki servetine koş, fâniyi kaybetmeden, Çünkü, her şey O'nundur, tek MÂLİKÜ'L MÜLK tür O.
Kâinatta her nesne, O'nun gücünü söyler, Kullarına meziyet, nişanlar ikram eyler, O'nun yanında insan, gurur kibiri neyler, Yalnız O'na söylenir, ZÜ'L-CELÂL-İ VE'L-İKRÂM .
Yarattığı herşeyde, bir mânâ ve maksat var, Dünyanın dengesidir, o yalçın yüce dağlar, Anaya verdiği aşk, onu yavruya bağlar, Tesâdüfle izâhı olmayan MUKSIT tır O.
Her insan, bir an için, düşünse öldüğünü, Görecek ki; faydasız, dünyanın şan ve ünü, Hesap vakti gelince, kulları, mahşer günü, Diriltip, toplayacak yüce EL-CÂMİ dir O.
Herşey O'na muhtaçtır, O, asla muhtaç olmaz, Servetin ölçüsünü, O'ndan başkası bilmez, Ne kadar çok verse de, bir zerresi eksilmez, Aczi yok, sınırı yok, eşi yok, ĞANİYY dir O.
Kiminin, doğuştandır, dünyadaki serveti, Kimisi, ömürboyu göremez mürüvveti , Bilin ki, bu takdirin, imtihandır hikmeti, İsterse kulu zengin kılan EL-MUĞNÎ dir O.
İnsan gönlüne bir bak; sayısızdır arzular, Ancak, bize bunlardan, bir kısmında hayır var, Bu nedenle kısmetler, kimisinde biraz dar, Engeli, hayır kılan, ulu EL-MÂNİ dir O.
Şüphesiz, hayır ve şer, yalnızca O'ndan gelir, Hidâyete erenler, bunları sınav bilir, Cennet kapılarından, ancak böyle geçilir, Elem ve sevinç veren, hem DÂRR , hem NÂFİ dir O.
İstediği kulların, gönlüne ışık salan, Gözler ve yüzlerinde, nûrunu dâim kılan, Seher vakti açılan, ellerin dostu olan, Kalpleri aydınlatan, sönmeyen EN-NÛR dur O.
İstediği kulunun, murâdını tez veren, İstediği kulunu, hidâyete erdiren, Gönül sofralarına, bereketler verdiren, Közleri tutuşturan, yüce EL-HÂDÎ dir O.
Bu sonsuz Âlemlere, ''Ol'' dediği ilk anda, Hiçbir şeyin benzeri, yoktu hiçbir mekânda, Bunca, hayret verici, herşeyi tez zamanda, Hiç örneği olmadan, yaratan BEDÎ dir O.
''Sonsuz'' sözcüğü bile, âcizdir hakikatte, ''Sonsuz'' sözünden başka, bir şey yok ki, lûgatte, Verecek güç kalmadı, beyindeki tâkatte, Hiçbir zamana bağlı olmayan, BÂKÎ dir O.
Dünya malı, babadan, miras kalır oğula, Bu çark, dönerek varır, dünyadaki son kula, Acaba, daha sonra, bunca mal kimin ola ? Âlemde her zerreye, sonuncu VÂRİS tir O.
Tarifsiz irâdesi, çok büyük ve bütündür, Âlemlere verdiği, emri sadece ''Kün''dür, Bu kelâm ile herşey, O'nun için mümkündür, Hiçbir işi, hikmetsiz olmayan REŞÎD dir O.
Cezalar tez olsaydı, hukukunun özünde, Hiçbir insan kalmazdı, bir anda yeryüzünde, Hiç şüphe olmasın ki , ergeç durur sözünde, Kullara fırsat için sabreden SABÛR dur O.

Esma-ul Husna Siiri 2
Ya Rabbi! Seni tarif etmektedir bütün güzel isimler Sen güzel isimlerini aşikar etmezsen ruhum karanlıkta kalır Esmaül Hüsna’na şahit yaz beni ALLAH(cc)! Sensin Allah(cc) sanadır kulluğum Sendedir çarem seninledir varlığım Seni arar ruhum seni anar kalbim Başkasina değil sana muhtacım Başkasını değil seni çagırırım Başkası yaratılmıştır sen yaradansın Başkası devamsındır sen daimsin ve daim eyleyensin Başkaları muhtaçtır sen ihtiyaçsızsın ihtiyaçları görensin Başka ilah yok sen Allah(cc)’sın Sen ki eşi benzeri olmayansın Sen ki bütün eksiksiz sıfatların sahibisin Cemaline çevir yüzümü başkasına rağbet ettirme kalbimi
Ya Rahman! Sen öyle rahmet edersin ki rahmetinin bir cilvesi cennetim olur Rahmetinden bir parıltı sonsuz mutluluğumdur Rahmetinin bir damlası herkesin rızkına kefil olur Şu çorak gönlüme merhametini indir Şu fani ömrümü sonsuzluğa eriştir.
Ya Rahim! Öylesine Rahimsin ki kulağını sözüme muhatap eylersin Aklıma vahyinle tenezzül edersin Öylesine Rahimsin ki istendiğinde zaten verirsin İstenmediğinde de lütfedersin Öylesine Rahimsin ki hak edene hepten verirsin Hak etmeyene bile çok bahşedersin Öyle Rahimsin ki dünyayı bu kadar güzel eylersin Ahireti ondan daha güzel eylersin Ya Rabbi! Korkudan emin eyle beni Yüzünden azad eyle kalbimi Ateşten uzak eyle beni Hicrana düşürme kalbimi
Ya Vehhab! Yokluğa sırf yok olduğu için varlık bahşedersin Nankörlerin bile rızkını kesmez inkar edenlere bile nefes verirsin Varlığın senin lütfundur senin ihsanındır Aciz varlığıma lütfunu ihsanını daim eyle
Ya Rezzak! Hazinende yok yoktur ol dersin her şey olur Yarattığın her canlının rızkı senin katında saklıdır Vahyin mümin kalplerin, selin akılların rızkıdır Ya Rabbi! Sana muhtaç olmak en büyük zenginliğimdir Senin fakirin eyle beni Senin verdiğinle doymak en büyük lezzetimdir Sofranda ağırla beni
Ya Melik! Kimsenin kimseye fayda vermediği gün hüküm senin Gökler yarılırken sahibim sensin Yıldızlar dağılırken sahibim sensin Varlığım bana ait değil varım yoğum senin Elimde olanlar benim değil sahiplendiklerim de senin Yokluğa düşürme beni, an senin Darlık verme kalbime, mekan senin
Ya Kuddüs! Sensin kuddüs kutsiyet sendendir bundan öte laf olmaz Sen dilemezsen hiçbir şey pak sayılmaz Gönlüm sana yönelmedikçe saf olmaz Kanımı her nefeste temizlediğin gibi nefsimi arındır pak eyle Temizlenenlere muhabbet edersin gönlümü muhabbetinle temizle Ya Selam! Sensin selam sendendir selam Emrini dinler ateş ki İbrahim(as) için serin ve selametli olur İbrahim(as) gibi dostluğuna kabul eyle beni İbrahim(as) gibi ateşi gül eyle tenime Gül gibi ateşten çiçekler açtır ruhumda Selamını şebnem gibi dokundur kalbime
Ya Mümin! Sen hidayetini göndermezsen kalpler nasıl mutmain olur Sen kalplere itminan vermezsen kim inandığından emin olur Sen inandırmazsan kim mümin kalır Revamın tuzağına düşürme, beni nefsimin diline bırakma beni Öyle mümin eyle ki beni pişmanlıklarım beni sana döndürsün
Ya Müheymin! Sensin gariplerin sığınağı Sensin kimsesizlerin dayanağı Sensin hakkı himaye eden Sensin aklımı aldanışlardan kollayan Sensin ayağımı tuzaklardan kurtaran Sen ki zayifları kuvvetlilerin şerrinden himaye edersin Mazlumların hakkını zalimlerden almayı vaat edersin Sen ki benim en küçük, en önemsiz, en gizli arzularımı da bilir bana merhamet edersin Nefsimin aldatmalarına kanmaktan koru beni Aşağıların aşağısına yuvarlanmaktan koru beni
Ya Aziz! İzzet senindir sendendir izzet Sen dilersen kimse zillete düşmez Sen vermezsen kimsede izzet kalmaz Kalbim yalnız sana kanar Yakındığınla aziz eyle kalbimi Ruhum yalnız seni arar Huzurunla aziz eyle ruhumu Halim yalnız sana aşikar Başkalarının yanında rezil etme beni Ya Cebbar! Sen ki mağrurlari gururlarına esir eylersin Sen ki kibirlenenlerin boynuna kibirlerini tasma eylersin Sen ki zor kullanıp zulmedenleri vicdanlarının pençesine hapsedersin Bir sineği vasıta eyle de Nemrutlardan kurtar beni Bir asayı vesile eyle de Firavunlara galip getir beni Ebabilleri gönderde Ebrehlerin fillerinden koru kalbimi Nefsimin beni isyana zorlamasına izin verme Aklımın beni saptırmasina geçit verme Hep itaat üzre sabit kıl beni
Ya Mütekebbir! Ben acizim sen Kadir’sin Ben fakirim sen Rahim’sin Ben ölüyüm sen Hayy’sın Ben çaresizim sen Ehad’sın Ben muhtacim sen Samed’sin Ben sağırım işiten sensin Ben körüm gören sensin Ben dilsizim konuşan sensin Ben yaratılıyorum yaradan sensin Ben yokum var eden sensin Ben hiçim ama emellerim büyüktür Ben yoksulum ama isteklerim çoktur Ben isterim çünkü sen büyüksün Şahit yaz büyüklüğüne bu küçük kalbimi
Ya Halik! Sen ol deyince her şey oluverir Ol de olayım yarattıklarının arasında kalayım Halk ettiğin gibi ahlaklanayım Sen yarattın diye güzel olayım Hep en güzel kıvamda kalayım Ya Musavvir! Yokluğa varlık suretini giydiren sensin Hiçliğe varlık boyasını çalan sen Güzeli güzel kılan ancak senin tasvirindir Sen ki yüzümü benim için biricik sevdiklerim için tanıdık eylersin Katında makbul olan güzellikle tasvir eyle suretimi
Ya Gaffar! Gizli düşmanlıklarımı bilen sensin Gözyaşlarıma değer veren sensin Bilirim rahmet denizini bulandıramaz cümle günahlar Rahmetinle arındır bağışla beni
Ya Fettah! Damla kadar da olsa sevabim lütfeylede cennetini aç bana Saskinda olsa aklim kerem eyle de sana gelen yollari aç bana
Ya Alim! Senin için bilmenin basi yoktur Ben ancak sonradan bilirim Senin bilmedigin bir an yoktur Ben ancak bazen bilirim Sen açik edip söyledigimi de bilirsin Sen susup kendime sakladigimi da bilirsin Unutup kendimden sakladigimi da bilirsin Kendi kuyularima aklimin iplerini salarim Kendime aklim ermez sen beni benden çok bilensin Kalbimin kuytularinda el yordamiyla dolasirim Kendime kendim yetmez sen bana benden çok sirdassin Bildigimi bilenlerden eyle beni bilmedigimi bilenlerden eyle beni Sana malum olan ayip ve kusurlarimla utandirma beni Ya Kabid! Ya Basit! Dara düşürüsün genişlik verdiğinde şükretmeyeni Genişletirsin dara düştüğünde de şükredeni Taktir senindir Ya Rabbi! Sen ki imkansızı mümkün kılarsın Darda koyma beni! Dara düştüğümde de şükredenlerden eyle beni Sen ki asılları yanında tutarsın gölgede bırakma beni
Ya Hafid! Öyle Hafid’sin ki yokluğa yuvarlarsın varlığıyla gurura düşeni Öyle Hafid’sin ki zillete düşürüsün kendisini yücelteni Gururdan azad eyle nefsimi zillete düşürme kalbimi
Ya Rafi! Secdelerimle sultan eyle beni Kulluğumla şereflendir beni Katında rütbelendir beni İyiler arasında an beni Yükseklere al beni
Ya Muizz! İzzetim varsa ancak senin verdiğin kadardır Yalnız sana itaat etmenin izzetini ver bana İzzetine ayine et fakiri
Ya Müzill! Sana boyun eğişim en tatlı sevincimdir Senin kapına gelmeyen sonsuz çaresizlikler içindedir Sana muhtaç oluşum en büyük şerefimdir Cevapsız birakma beni
Ya Semi! Yare açık yare yare açmaya yare ne hacet Feryadım duyulur aşikare dile dökmeye ne hacet Güllerim döndü hare hare küsmeye ne hacet Dil avare dudak bi çare parelenmeye ne hacet
Ya Basir! Körüm körlüğüme bile Körüm gördüğüme bile Körüm gösterdiklerine bile Vaat ettigin cennetine bile körüm Senin görmenle görür cümle gözler Aç gözlerimi!
Ya Hakem! Sen ki varlık ağacını yokluğun karanlık köklerinden çıkarıp vücuda getirensin Sen ki kalbimi bir nutfe gibi rahmetini rahminde besleyip büyütensin Kalbime değen sızıları ince ince söz eyle Yüzüme değen gözyaşımı damla damla rahmet eyle Dudağıma değen heceleri deste deste dua eyle Ya Adl! Sensin zulme uğrayanların dayanağı Sensin mahzun kalplerin sığınağı Senin adaletindir sığındığım senin nizamındır güvendiğim Nefsime zulmetmekten koru beni Adaletine razı eyle nefsimi Eğrilmekten koru kalbimi Rızana göre ölçülendir beni Mizanında güzel eyle akıbetimi Kolay eyle sorgu sualimi Hesap verme inceliğiyle yaşat beni Zulmetmekten uzak eyle beni Zulme ugramaktan koru beni
Ya Latif! Senin hükümlerin her şeyin her haline inceden inceye nüfuz eder Hükmüne razı olmayı lütfet bana Lütfunu hakkımda hükmün eyle Hükmünü hakkımda latif eyle
Ya Şükür! Sen ki bana iman verdin dalalette bırakmadın Bense sana şükrümde hep eksik yetersiz kaldım Şükrünün lezzetini her dem tattır kalbime dilime Şükredebilmek bile senden gelen bir nimettir Bu nimetin şuuruna erdir fakiri
Ya Aliyy! En güzel sıfatlar bile seni nitelemeye yetmez Senin lütfunun şulesidir bütün güzel sıfatlar En mükemmel vasıflar bile seni vasfetmeye yetmez Senin cemalinin gölgesidir bütün mükemmel vasıflar Sen her türlü tasavvurun ötesindesin Sen her türlü hayalin üzerindesin Sifatlarına hayaller erişemez yüceliğine akıl sır ermez Senin lütfunla ulviyet kazanır alemler Senin tenezzülünle mertebeler kazanır insan, cin ve melekler Aczime yüce kudretinle medet eyle Fakrıma ulvi yakınlığınla imdat eyle Sen ki içimin içinde olup bitenleri bilirsin yakınlığına al beni Sen ki yüceler yücesisin senden başkasına boyun eğdirme beni!
Ya Kebir! Cümle efkar dar kalır senin kibriyanı anlamaya Cümle sözler sığ kalir senin büyüklüğünü anlatmaya Bir seni büyük bilenlerden eyle beni Büyüklüğünü bilmekle genişlet fikrimi Kibriyanı anlayacak akılla donat beni Celalini görmekle genişlet kalbimi Ya Hafiz! Hıfzının hazinesinde alem bir noktadan ibarettir Hıfzının ayinesinde ay ve güneş sönük bir parıltıdan ibarettir Bahar kısa döner birgün gün akşama çıkar Sabahlar sendendir koru beni sabaha eriştir Yıldızlar söner birgün dağlar yerinden oynar Gökler senindir koru beni kapına yetiştir Gökler de ölür birgün yer yerinden oynar Her yer senindir koru beni menzile eriştir Kuşlar dağılır birgün denizler kaynar ufuklar senindir Koru beni ötelere eriştir İsmim unutulur birgün sesim boşlukta çınlar Yakınlıklar sendendir Koru beni yakınlığına eriştir Defterim açılır birgün günahlarım çok tutar Taktir senindir koru beni affını yetiştir Sözüm biter birgün sessizlik uzar kelam senindir Koru beni müjdeni yetiştir Ya Mukit! Sen ki herkesin her ihtiyacını her an görüp gözetirsin Sana ayandır her türlü niyet ve hareketim Sen ki sonsuzluk istediğini kalbime ilham edersin Sana malumdur bütün dualarım ve isteklerim Sen ki zayıf ve acizleri yetim ve yoksulları kollayıp gözetirsin Senin aşinadır acizliğim ve yetimliğim Sen ki öncelikle yoksullara keremde bulunmayı seversin Sana aşikardir sevapça yoksulluğum ve eksikliğim Niyetlerimi güzelleştir ihlasa eriştir beni Ömrümü ebede bitiştir cennetine yerleştir beni Yoksulluğumu rahmetine ayine eyle başkasına el açtırma Günahlarımı gufranına bahane eyle yüzümü kara çıkarma
Ya Hasib! Emellerim hesaba gelmez arzularım sayıya dökülmez Defterimden yanlışlarımı çıkar ki hesabım kolay olsun İhtiyaçlarımın en küçüğüne hayallerimin hiçbirine elim yetişmez Kalbimin sızılarını topla ki hesaba gelir bir duam olsun
Ya Kerim! Ya Rabbi! Kereminle güzel eyle her halimi Kereminle sevindir kalbimi Sen ki en çok acizlere zayıflara ikram eylersin Sen ki hiç sebepsiz hiç hesapsız kerem eylersin Sen ki bir avuç tohumda bir bahçenin ağacını saklarsın Cennetine al hiç bitmeyen ikramına eriştir beni Kerem et bu acize az sevabını çok eyle
Ya Rakib! Ömrümün her anında seni anmak dilerim Lakin halim el vermez unuturum Kalbime zikrini yerleştir uyandır beni Ölüm anımı sen anarak yaşamak isterim Lakin mecalim yetmez susarım Dualarımı katına eriştir yandır beni Hesap günü seni razı etmeyi arzu ederim Lakin sevabım yetmez korkarım Yaptıklarımı hayra eriştir iyilerle andır beni
Ya Mucib! Arza hacet yok halim sana ayandır Söze gerek yok sessizliğim sana beyandır
Ya Vasi! Varlık sensiz darlanır
Ya Vedud! Sen sevdiğin ve sevdirdiğin için bakar yüzler yüzlere Sen sevdiğin ve sevdirdiğin için güneş doğar günlere Sen sevdiğin ve sevdirdiğin için baharın gelir her yere Sen sevdiğin ve sevdirdiğin için kelamın değer dillere
|
|
Yorumlar |
|---|
| Henüz bir yorum gönderilmemiş.
|
|
Yorum Gönder |
|---|
| Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
|
|
Oylama |
|---|
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun yada Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
|
| ((¯¨¤» Gelişmiş Forum Başlıkları Bulutu «¤¨¯)) |
|---|
| Ey Resul , Ey Rahim ve Ey Kerim.., Murat Günes - Gördum ki ¤By MiSs_KuRd¤, YA RESULALLAH, Ya Rab! Beni hakka perde ve engel değil bir vesile kıl., Galatasaray'in avatarlari., YENİ ÜYE..., Cumanız Mubarek Olsun..., BIR YILANIN HZ MUHAMMED (SAV) ' E AŞKI, Begendigim bir hadis., Foxit Reader 2.3 Build 2822, hz süleyman, hazreti osman'ın kabri, DUA SIĞIYOR SADECE AVUÇLARIMA, Cami Yerleştir, Bi kaç güzel resim..., SoulSmasher |
|
| ((¯¨¤» Gelişmiş Forum Bulutu «¤¨¯)) |
|---|
ÇöP KuTuSu, ♥(¯`´•.¸(¯`´•.¸ Bilgisayar & Internet ¸.•´´¯)¸.•´´¯)♥, Peygamber Efendimiz s.a.v, ♥(¯`´•.¸(¯`´•.¸ DiNiMiZ ISLAM ¸.•´´¯)¸.•´´¯)♥, Ilahi & EzGi & Marş, ♥(¯`´•.¸(¯`´•.¸HaSReTiZ-RaSuLuLLaHa Forum Hakkında¸.•´´¯)¸.•´´¯)ϖ, Vedalaşma Bölümü, Namaz, İslamda Kadın ve Tesettür, Süresiz Ceza Alanlar, HadisLer, Allah C.c, Sahabeler, İslam Dini & Kavramlar , Hikayeler we Kıssadan Hisse, Campus, SoulSmasher |
|
| ((¯¨¤» Forum Kategorilerimiz «¤¨¯)) |
|---|
Dert Ortağı Köşesi, Allah C.c, Duyurular, İslam Dini & Kavramlar , Peygamber Efendimiz s.a.v, Türkiyeden Haberler, Msn Messenger, Süreli Uzaklaştırma Alanlar, Ilahi & EzGi & Marş, İslamda Evlilik ve Aile Hayatı, Cihad Ayetleri ve Tefsiri, Bilgi Yarışması, Elestirileriniz/Görüşleriniz/IstekLeriniz, Kur-an'ı Kerim, Sünnetler, Ilginc & Güzel ResimLer, OyunLar, Dünyadan haberler, Pc ve Güvenlik, Süresiz Ceza Alanlar, İslamda Kadın ve Tesettür, Cihad Hadisleri, Özel Günlerimiz.., HadisLer, Komik ResimLer, Sağlık, Anketler, ProgramLar.., Vedalaşma Bölümü, Muvvahid Çocuk, Genel Cihad Konuları, Hatim Bölümü, Ehlen We Sehlen (Hoş Geldiniz), FikraLar, Spor, ÇöP KuTuSu, Cihad Videoları , Sahabeler, Serbest kürsü, Namaz, Bilmece /Bulmaca, Cihad Şiirleri, Dualar Deryası, CİHAD RESİMLERİ, Dini ResimLer, ŞiirLer,Yazilar,Öz Sözler, Hikayeler we Kıssadan Hisse, Sorularla Islamiyet, Dini Videolar, Biz imanin Gencleriyiz. |
|
|
| Dikkat! |
|---|
|
|
| En Aktif Üyelerimiz |
|---|
| Üye Adı |
Mesaj |
| GuLe_HaSReT |
102 |
| At-Tawhid |
58 |
| TevhiD_Nuru |
46 |
| mucahit21 |
28 |
| Ravza-Nur |
25 |
| Adem_Abi |
23 |
| desperado |
20 |
| yildiz |
19 |
| Hayru-Nisa |
12 | |
|
| Namaz |
|---|

|
|
| İbretlik Resimler |
|---|

|
|
| ¤ Önemli ¤ |
|---|

|
|
| İbretlik Sözler |
|---|

|
|
| Hergüne Bir Dua |
|---|
|
Eğer bir iş senin ezelî ilminde benim dinim ve hayatım hakkında ve işimin akıbeti hakkında şerli ise onu benden geri çevir, beni de ondan vazgeçir ve benim için nerede olursa olsun yalnızca hayırlı olanı takdîr et, sonra beni ona râzı kıl. |
|
| Hergüne Bir Hadis |
|---|
|
Bir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha iyi miras bırakamaz. |
|
Kısa Mesajlar |
|---|
Mesajınızı gönderebilmeniz için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.
|
|
|